Geçer mi bu günler derken, geride kalmışlığını anlayamamak... Bir de nostaljinin dibine vuran, şu pinhani bezeli dizi... Sevgili okulum, hayatımın 7 senesinin geçtiği, tanıdığım en garip insanlardan oluşan topluluğa sahip lisem. Meğer kameradan görmek geçmiş mekanları, ne kadar farklılaştırırmış. Deniz kenarı ile martısı ile ne güzelmiş.
Ve Mülkiye...Tabi Ankara da... Elime çantamı alıp ılık bir yaz sabahında İzmir yoluna çıkacakken haykırmak istedim, sevgimi, minnetimi, şimdiden deli gibi özlediğimi...
Ve "unutuyor, unutuyor" diye yakınmalarıma rağmen, unutulmuyor biliyorum. Her sokağında neler olduğu, nerde neler yaşandığı, o ne demişti, ben nereye bakmıştım. Hepsi zihin odacıklarımda. Unutulurken bile unutmamanın sırrı...
"Öyleyse neden sürekli itişin, uzaklaşmak isteyişin, otur kızım yerinde" demeyin, bazen insanın gitmesi gerekir
İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27.7.07
4.2.07
karlar düşer, düşer düşer ikilemde kalırım...
Kar düşer, fonda aile baskısı ve içte bir garip endişe. Her nekadar bildiğini okuyan bir genç olmuşsam da, ne zaman annemin tasvip etmeyen cümleleri arka arkaya dizilse, kararlı ifademin arkasındaki endişe hücmuna mağruz kalırım. Savaşın nasıl sonuçlanacağını bilen askerler gibi gözlerimi kapatıp atılabilecek tüm naraları ardı ardına sıralayarak (içten içe) yaparım yapacağımı.
Üniversitenin ilk senesinde, yurttaki sevgili oda arkadaşım Başak, yaşının verdiği gözlem yeteneği ve tanımlama konusundaki deneyimi ile, hayatımda duyduğum en doğru tespitlerden birisini yapmıştı. 18-19 yaşımın dünyanın tüm güçlüklerini aşabilicek kadar özgüvenli tavrını, orta şekerli bir çocukluk olarak adlandırmış, "nispeten daha bilinçlisin, yine de etrafındakilere fikirlerini soruyorsun, sonrasında yine bildiğini okuyorsun" demişti.
Kar yağıyor bugün İzmir'e. Yurdun tüm kesimleri gecikmiş bir kışın etkisinde. Ben istanbul'a gidiyorum bu gece. Annem rüşvet bile önerdi gitmemem karşılığında. Arkadaşlarım, trajikomik bir organizasyonu kaçırmamamı salık veriyorlar. İçimde, "Her şey bir yana, taksim, ortaköy, istanbul'un en sevdiğin köşelerinde geçecek 4 gün" diye sevinç çığlıkları atan bir ses.
İçimde kar kadar soğuk ve kalın bir endişe duygusu. Son günlerin ruh haline bağlama eğilimim ağırlık gösteriyor yine de...
Üniversitenin ilk senesinde, yurttaki sevgili oda arkadaşım Başak, yaşının verdiği gözlem yeteneği ve tanımlama konusundaki deneyimi ile, hayatımda duyduğum en doğru tespitlerden birisini yapmıştı. 18-19 yaşımın dünyanın tüm güçlüklerini aşabilicek kadar özgüvenli tavrını, orta şekerli bir çocukluk olarak adlandırmış, "nispeten daha bilinçlisin, yine de etrafındakilere fikirlerini soruyorsun, sonrasında yine bildiğini okuyorsun" demişti.
Kar yağıyor bugün İzmir'e. Yurdun tüm kesimleri gecikmiş bir kışın etkisinde. Ben istanbul'a gidiyorum bu gece. Annem rüşvet bile önerdi gitmemem karşılığında. Arkadaşlarım, trajikomik bir organizasyonu kaçırmamamı salık veriyorlar. İçimde, "Her şey bir yana, taksim, ortaköy, istanbul'un en sevdiğin köşelerinde geçecek 4 gün" diye sevinç çığlıkları atan bir ses.
İçimde kar kadar soğuk ve kalın bir endişe duygusu. Son günlerin ruh haline bağlama eğilimim ağırlık gösteriyor yine de...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)